Minik ve sevimli otesi sehrimiz Nijmegen'e yerleseli iki ayi gecti. Keyfim de ziyadesiyle yerinde zira yasamimi bir sevgi bocugu olarak surduruyorum ve deli gibi ceviri isi geliyor. Hem islerim hem de ask yolunda. *tu tu tu masallah*
Fakat eksik bir sey var. Nedir o? KEDI!
Nada'min hasretinden arada bir delirmemin otesinde evde minik, tuylu, sevimli, canim istediginde patisine, parmaklarinin arasina parmagimi sokabilecegim, kulaklarini ters cevirebilecegim, gerekirse ibnibatuta'nin yuzune atabilecegim bir kediye ihtiyacim var. Gelsin kitap okurken ilgi istesin, ceviri yaparken klavyeme otursun simarsin. TV izlerken birlikte uyuklayalim falan. Tamam, klavyeme oturmak disinda bunlari ibnibatuta beyler de yapiyorlar elbet fakat ayni sey degil!
Bir de sokakta tek bir kedi bile yok. Her seyine (su ana kadar) bayildigim su yerde kedi yok! uhuhu!
Velhasil, Agustos sonuna kadar kedi edindim, edindim. Yoksa akli dengem salincaga binecek.
In English:
1. I miss my cat Nada - a lot!
2. It's been two months since I have last seen a cat, here in Nijmegen.
3. I NEED A CAT! ):
Devious Comments
[link]
--
mutlu ol ve güzel şeyler seni bulur.
--
"It's hard to be free, but when it works, it sure is worth it."
Janis Joplin
--
"It's hard to be free, but when it works, it sure is worth it."
Janis Joplin
Previous PageNext Page